Toprak Kirliliği: Toprak doğal yapısının bozularak kendinden beklenilenleri karşılayamaması halidir. Toprak kirliliği hem yer altı suları ile olan ilişkisi hem beslenme açısından gıdalar ile olan doğrudan ilişkisi hem de içeriğindeki canlı organizmaların hayati faaliyetlerimizi sürdürebilmemiz açısından önemi toprak kirlenmesinin ne derece ciddi olduğunu göstermektedir.
Toprak: Yerküreyi ince bir tabaka halinde kaplayan, kayaçların fiziksel ve kimyasal prosesler sonucunda parçalanması, ayrışması ve zaman içerisinde sayısız mikroskobik ve makroskobik organizma ve bitki kalıntılarının birikmesi sonucunda oluşan bir doğal kaynaktır;
Toprak kirlenmesinin önlenmesi için ülkemizde 08.06.2010 Tarih ve 27605 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Toprak Kirliliğinin Kontrolü ve Noktasal Kaynaklı Kirlenmiş Sahalara Dair Yönetmelik” yayınlanmıştır.
Yönetmeliğin amacı: Alıcı ortam olarak toprağın kirlenmesinin önlenmesi, kirlenmenin mevcut olduğu veya olması muhtemel sahaları ve sektörleri tespit etmek, kirlenmiş toprakların ve sahaların temizlenmesi ve izlenmesi esaslarını sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu bir şekilde belirlemektir.
Toprak Kirliliğine Neden Olan Faaliyetler
Üretimi sonucu toprak kirliliğine neden olma potansiyeli olan bütün firmalar (Toprak Kirliliğinin Kontrolü ve Noktasal Kaynaklı Kirlenmiş Sahalara Dair Yönetmelik Ek-1 ve Ek-2) ile yönetmelikte öncelik verilen aşağıdaki sektörler toprak kirliliği tespitini yaptırmak mecburiyetinde olup varsa neden oldukları kirlenmeyi temizletmekle yükümlüdürler. Firmalar yönetmelikte Nace Rev.2 kodlarına göre sınıflandırılmışlardır.
TOPRAK KİRLİLİĞİ
Faaliyetlerin Yükümlülükleri ve Teşhis ve Kayıt Sistemi:
Tesis ve Faaliyetler 2 farklı mekanizma ile envanter sistemine kayıt olmaktadırlar
Envanter sistemine kayıt olan tesis veya faaliyetler için yapılacak çalışmanın boyutuna göre “Birinci Aşama Değerlendirme (BAD)”, “İkinci Aşama Değerlendirme (İAD)” ve “Temizleme” işlemleri gerçekleştirilmektedir.
Birinci Aşama Değerlendirme (BAD): Kirlilik şüphesinin gerçekçi mi olduğunun araştırıldığı aşama olup, sahanın ayrıntılı incelendiği aşamadır. Bu aşama neticesinde tesis veya faaliyetin bulunduğu saha için “Takip Gerektirmeyen Saha”, “Takip Gerektiren Saha” veya “Temizlenmesi Gereken Saha” olmak üzere 3 farklı sonuca ulaşılabilmektedir.
İkinci Aşama Değerlendirme (İAD): Birinci Aşama Değerlendirme (BAD) neticesinde saha “Takip Gerektiren Saha” olarak tespit edilmiş ise sahanın temizlenmesinin gerekli olup olmadığının incelendiği aşamadır. Bu aşamada saha ve çevresi ayrıntılı olarak etüt edilmekte, sahanın bulunduğu alana özgü veriler risk değerlendirmesi için hidrojeolojik, iklim, topoğrafya, toprak özellikleri vb. veriler ile detaylı olarak modelleme çalışmaları ile irdelenmektedir.